10 yılda 45 ülkeden 3 bin 500 kişi ritim öğrendi

10 yılda 45 ülkeden binlerce kişiye sanat eğitimi verilen “Mısırlı Ahmet Uluslararası Sanat Kampı” bu yıl Kazdağları'nda bulunan bir vadide zeytin ağaçları arasında başladı.

0
1186
KABOTAJ Kurtuluş

10. “Mısırlı Ahmet Uluslararası Sanat Kampı”

Bu yıl 10.’ncu kez Balıkesir’in Edremit Edremit ilçesinin Mehmetalan Mahallesi’nde 22 Temmuzda kapılarını açan “Mısırlı Ahmet Uluslararası Sanat Kampı” nda 7 Ağustosa kadar dünyanın değişik ülkelerinden gelenlere eğitim verecek.

“Mısırlı Ahmet” olarak ün yapan Yıldırım, “Kampımıza 10 yılda 45 ülkeden 3 bin 500 kişi kaıldı”

Ritim, yoga, seramik, pilates, tiyatro ve halk oyunları çalışmalarının yer aldığı bu yılki “Mısırlı Ahmet Uluslararası Sanat Kampı”na Türkiye, Amerika, Mısır, Rusya, Azerbaycan, İspanya, İsrail, Japonya ve Kore olmak üzere toplam 9 ülkeden yaklaşık 250 kişi katılıyor.

-”10.’ncu yılı kutluyoruz”.

“Mısırlı Ahmet” olarak tanınan Ahmet Yıldırım yaptığı açıklamada bu sene kampın onuncu yılını kutladıklarını belirterek, “Kampta her gün değişik şeyler paylaşıyoruz orkestrayla, kampa gelen arkadaşlarla. Yine kampımıza dünyanın bir çok ülkesinden insan geldi. Bunlarla bilginizi paylaşmak çok güzel. İspanya’dan gelen dansçıların katılımı ile bu seneki final konserimiz çok güzel olacak” dedi.

“10 yılda 45 ülkeden binlerce kişi katıldı”

Kampın kendisinin hayatı olduğunu kaydeden Yıldırım, “Bunu ben tek başıma Sina çöllerinde de yaşadım. Aynı yaşantıyı birçok insanla, birçok ritim severle aynı benim gibi, paylaşmak çok yeniydi. Ülke için, dünya için de yeniydi. Benim için bu benden başladığı için o kadar yeni değildi ama bu anlamda mevzu geldi çok büyüdü. 45 ülke insanı buraya geliyor ritim öğrenmeye, bu ortamı yaşamaya. Bu noktalara geleceğini bilmiyordum kampın. Müthiş sevindirici bir olay ailelerin, çocukların ilgisi, nların müzik, sanat içerisinde yoğrulması temizlenmesi. İnsanlar arınıp gidiyorlar. Şehir hakikaten insanı kendisiyle olan mesafesini uzatıyor. Kendinden uzaklaşıyorsun. Burada insanlar kendilerine dokunuyorlar. Ve onun barışıklığı, onun yüz hali, onun sözleri, yenilen yemekler, doğa harikası bir yerdeyiz. Kazdağları gibi muhteşem bir yerdeyiz herşeyden önce. Sanatla bütünleşince bu cennete dönüyor hakikaten” diye konuştu.

– “Kampa katılanların hayatı değişiyor”.

Bir süre önce Japonya’da olduğunu ve ritim eğitimi alan öğrencilerinden birinin kendisine Edremit’teki kampa katıldıktan sonra hayatının değiştiğini söylediğini vurgulayan Yıldırım şunları söyledi;

“Burada aşçı aynısını söylüyor, Fransız , İspanyol aynısını ‘hayatım değişti’ diyor. Çok güzel insanlar hayatlarına çok güzel bir renk, soluk katabilmek için kampa geliyor. Onuncu yıla böyle bir aşkla gelindi. Dünyada ritim tekniği değişti benim bulduğum teknikten sonra. Ve bütün dünyada müthiş bir patlama var darbukada ve burayı da bütün dünya takip ediyor. Bütün ülkelere gidiyorum ben work shoplara. Hepsi kampı takip ettiklerini söylüyorlar. Hepsi buranın farkındalar. Geliyorlar da zaten sürekli. Burada müthiş bir aile ortamı kuruldu. O da çok önemli, çok güzel. İlk sanat var burada bir ülkenin bir insanın dışarıya açılması için çok güzel, çok şeffaf, çok yapılandırıcı, çok iyileştirici birşey. Bunda bulunduğum için çok mutluyum. Bütün emeği geçenlere, Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka’ya çok teşekkür ediyorum.yıllardır bizi destekliyor.”

– Kampa katılanlar, oldukça memnun.

İstanbul’dan kampa katılan Bülent Çelen, “Bu benim daha önce de geldiğim kamplar. İstanbul’dayken buradaki atmosferi, buradaki yaşanan anı arıyorsunuz, özlem duyuyorsunuz. Griden bir kaçış, kendinle yolculuğa özgürce devam etme, anı yaşam bu kampı anlatmakta güçlük çekiyorum. Benim için çok özel bir şey bu kamp. Aşağıda suya giriyoruz, burada darbuka çalıyoruz istediğimiz kadar özgürce. Hepsi Mısırlı Ahmet hocanın varlığıyla oluştu. Bizler onunla buluştuk bir yolculuğa çıktık devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

4.’ncü kez “Mısırlı Ahmet Uluslararası Sanat Kampı”na katıldığını hatırlatan Demet Savruk’ta kamp hakkında şunları söyledi; “Kampta gün içinde daha çok ritim çalışıyorum ben gerek derste, gerek burada öğrendiğimiz ritimleri. Burası benim için gerçeküstü. Buraya geldiğimde sıradan şeylerden bahsedemiyorum, günlük hayattan ya da teknik bir şekilde şöyle çalışıyoruz, böyle çalışıyoruz diyemiyorum ben. Çünkü öyle yaşamıyorum ben burayı. Bugün yeni ritim öğrendik ve çok heyecanlandırdı beni. Burada algılarınız çok açılıyor. Buranın ortamını insanlarla birlikte kollektif olarak oluşturduğumuz bir enerji var. gece ateş başında bütün olma hissi çok güzel. Darbukayla hiç alakam yoktu, müzik dinleyicisiydim sadece buraya geldim bambaşka birşeyler yaşadım. Ondan sonra da kurs benim birinci önceliğim oldu.”

– Mısırlı ünlü TV yıldızı da kampta.

Mısır’da ünlü bir televizyon yıldızı olan ve Türkiye’ye gelerek kampta eğitim alan Yasmin Abdullah kamp hakkındaki düşüncelerini şu sözlerle anlattı; “Daha önce Mısırlı sanatçılardan duymuştum Mısırlı Ahmet’in bir kamp düzenlediğini. Mısır’ın Sina yarımadasında kamp düzenliyordu ilk önce oradaki kampa katıldım. Orada çok beğendiğim için yapılan çalışmaları Türkiye’de de bunun başka bir şekilde yapıldığını duyunca mutlaka Türkiye’ye geleyim ve bunu tecrübe edeyim diye düşündüm. Buraya geldiğim için son derece memnunum. Beklediğimden daha iyi çıktı. Burada Mısırlı Ahmet’in ritim akademisinden öğrenciler de var, başka insanlar da var. doğal bir ortamda bu kampı yapıyoruz. Kampta daha önceki üretimler olduğu gibi yeni üretimlerde oluyor. Sina’daki daha ilk kampta ik kıvılcımları çakmış olan bir bestenin şimdi burada büyüdüğünü görüyorum ve bunun bir parçası içindeyim ben de bunun bir parçasıyım. O beste de ben de bulunuyorum buradaki tüm diğer katılanlar gibi. Onun için bunun da heyecanı var. o açıdan da çok büyük bir mutluluk yaşıyorum.”

10.’ncu “Mısırlı Ahmet Uluslararası Sanat Kampı” sonunda kampa katılanlar Ahmet Yıldırım öncülüğünde geleneksel hale getirdikleri kapanış konseri ile bu yılki çalışmalarını tamamlayarak Edremit Körfezi’ne veda edecek.