Bursa Uludağ Üniversitesi, İlahiyat Fakültesinde Uluslararası İlahiyat öğrenimi gören ve ilk yıl Türkçe hazırlık okuyan Almanya, Rusya, Burkina Faso, Doğu Türkistan, Gine, Ruanda, Tayland, Gürcistan, Hindistan, Arnavutluk, Ukrayna, Kosova, Suriye, Sırbistan ve Irak’tan gelen öğrenciler Altınoluk Mahallesinde bulunan Altınoluk Diyanet Evi Sosyal Tesisinde düzenlenen bir haftalık Arapça Dil Kampına katıldı.

Burada tamamen Arapça konuşarak pratiklerini geliştiren öğrencilere yöre halkı da ilahiyat fakültesinde okuduklarını öğrenince yakın ilgi gösterdi.

Türkiye Diyanet Vakfı Altınoluk Diyanet Evi Sosyal Tesisi Müdürü Tahsin İzci gazetecilere yaptığı açıklamada, Altınoluk Diyanet Evi Sosyal Tesisinin Türkiye’de açılan ilk tesis olduğunu bildirdi.

İzci, “Tesisimizde dünyanın 15 ülkesinden 21 öğrenciyi misafir ediyoruz. Diğer insanlara, diğer misafirlere de kapımız her zaman açık. Uluslararası ilahiyat programı çerçevesinde dünyanın hemen hemen 50 ülkesinden öğrenci var ülkemizde. Bu öğrenciler Türkiye’de bir yıl Türkçe hazırlık okudular, 1 yıl da Arapça okuyorlar. Şimdi öğrenciler okudukları dilleri pekiştirmek için izole edilmiş bir ortamda dil eğitimini tamamlıyorlar” dedi.

Doğu Türkistan’dan gelerek Türkiye’de Diyanet Vakfının Arapça kampına katılan Uygur Türkü İhşad Alim, “Diyanet Vakfının burslu öğrencisiyim. Sağ olsunlar burslu öğrenci olarak aldılar beni. Buraya gelme amacımız Balıkesir’e Bursa’dan Arapçayı biraz daha geliştirebilmek. Bir hafta boyunca kamp yapıp hafta içerisinde sadece Arapça konuşmak ve Arapça öğrenmek için buraya geldik. Burası sessiz sakin çok güzel bir yer. Burada bizim eğitimimizi ilerletebilmek için güzel bir şans bulduk kendimize. Bir haftadır buradayız. Arkadaşlarımızla kendi aramızda Arapça konuşuyoruz. Videolar çektik Arapça. Kendimize bir de hedef koyduk sabahtan akşama kadar sadece Arapça konuşuyoruz. Türkçe veya başka bir dilde konuşmak yasak oluyor. Arapçayı daha iyi konuşabilmek için kendimize mecbur hale getirdik” diye konuştu.

Alim, halkın kendilerine olan bakış açısının sevecen olduğunu belirterek yolda karşılaştıklarında kendilerine ihtiyaçları olup olmadığını sorduklarını, ilahiyat fakültesinde okuduklarını öğrendiklerinde de yöre halkının kendilerine daha sıcak davrandıklarını söyledi.

Arapça Dil Kampına katılan Ruandalı Ebubekir Kalisa da “Biz okumak amacıyla geldik buraya. Diyanet bursluyuz biz. Ülkemizden başvuru yaptık nasip oldu geldik. Kampımız gayet güzel geçiyor. Hocaların yardımıyla çok güzel devam ediyor. Çok faydalanıyoruz buradan” ifadelerini kullandı.

-Arapça dışında konuşulan her kelimenin cezası 25 kuruş

Arapça dışında konuşulan her kelime için 25 kuruş ceza ödemek zorunda kaldıklarını ve bundan dolayı herkesin Arapça konuştuğunu kaydeden Kalisa şunları söyledi;

“Türkçe ya da başka dilde konuşursan bir kelime için 25 kuruş ödüyorsun. Konuşmazsan kurtuluyorsun. Konuşursan 25 kuruş, ne kadar konuşursan o kadar ceza ödüyorsun burada.  O nedenle kimse Arapça dışında bir dil konuşmuyor.”