AYVALIK’IN SORUNLARINA KÜRESEL VE ÇEVRESEL  BİR BAKIŞ

0
576
KABOTAJ Kurtuluş

2018 yılını geride bırakırken ; geriye dönüp baktığımızda görünen tablo’da çevre sorunlarının dağ gibi büyüdüğü ve  gün geçmeden  yeni bir çevre sorunu ortaya çıktığı görülüyor..Bu kadar sorunlarla uğraşırken işin mutfağında olan kişilerin azlığı ,işin show’a dönük  olduğu zaman ise  kişilerin  çokluğu,resmi dairelerin  ve halkın  da kısmi ilgisizliği dikkat çekmektedir.

 

ilçemizde bulunan Akademik odalar gerek Stk.lar  gerekse kent konseyi ile işbirliği içinde olmalıdır.Bugüne kadar çevre sorunlarında kendilerini göremedim.Bunun da sebebini ve kayıtsızlıklarını da anlamış değilim.

Ayvalık Belediye Başkanlığına bu konuda da  çok iş düşmektedir.İlk iş olarak Belediye Başkanlığı bünyesinde Çevre Koruma  ve  Atık Müdürlüğü ile İmar Md.lüğünde zemin etüd biriminin kurulması şarttır.

Çevre Koruma  ve  Atık Müdürlüğü  ;  Belediye Başkanlığının  konuya bilimsel görüş/tepki  oluşturulmasına zemin  hazırlamış olacaktır. STK.ların yaptığı çalışmalarla birleştirince  Ayvalığın menfaati  doğrultusunda daha bilinçli işler yapılmış ve korunmuş olacaktır.

Ayvalığın sorunlarına geçmeden önce ; güçleri birleştirmek adına Ayvalık çevre konseyinin kurulmasının uygun olacağını değerlendiriyorum.

Bu konseye ilçede ,tüm STK.lar,Akademik oda temsilcileri ,Belediye’den Çevre Koruma  ve  Atık Müdürü(kurulduğu taktirde)ve Avukat bulunacaktır.

Balıkesir Valiliği bünyesinde belirli aralıklarda  toplanan  Mahalli Çevre Kurulunu takip etmek gerekiyor.Ayvalık hakkında karar alınıyor,toplantıya Ayvalığı temsilen haberleri olmadığı için katılım gerçekleşemiyor,dolasıyla  hiç kimsenin haberi olmadan karar bir ay sonra kesinleşiyor.Yapılan itiraz da geçersiz oluyor.

 ÖRNEK  1:

Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin 115/89 nolu   zeytin islah arazisi iken katı atık aktarma istasyonu olarak Mahalli çevre kurulunda karar alınmış ,karar  bir ay beklemiş,hiç kimsenin haberi olmadığı için bu askı süresinde itiraz da edilmeyince karar kesinleşmiş.

Türkiye  Tabiatını Koruma Derneğinin Ayvalık Temsilcisi olarak;  Aylar sonra haberimiz oldu itiraz ettim.İtirazım ; askı süresinde itiraz etmediğim için RED  edildi.HABERİMİZ OLMAYAN BİR KONUDA   ALINAN KARARA NASIL İTİRAZ EDECEĞİZ Kİ. Böyle hukuk mu olur?

ÖRNEK  2:

Ayvalık Sulak alanları konusunda  Mahalli çevre kurulunda karar alınıyor.Bilahare haberimiz tesadüfen oluyor.Dilekçelerle ,telefonlarla konuyu gündeme taşıyoruz.21.07.2016 tarihinde Bakanlığa konuyu intikal ettirip yapılan mücadele sonuncunda  teklif edilen 3 defa  sulak alandan 2 tanesi kabul edildi.Balıkesir Valiliğine  mahalli çevre kurulu  toplantılarına katılmak için dilekçe vermiş olmama rağmen cevap verilmedi.

 

ADA SULAK ALANLARININ KORUNMASI PROJESİ

Üyesi olduğum  WWF’in  Ayvalık Adaları ile ilgili  bir projesi var. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Sulak Alanlar Şube Müdürlüğü ile işbirliği içinde yürütmeye başlanılan Ada Sulak Alanlarının Korunması Projesi, özetle, kritik öneme sahip bu alanların durum analizinin yapılmasını, sağlığını ve sürekliliğini tehdit eden etkenlerin belirlenmesini ve koruma stratejilerinin geliştirilmesini amaçlamaktadır.

Diğer bir deyişle proje sahaları  gösteren  Google Earth görüntüsü aşağıdadır.

 

WWF. Proje ekibi ; Bu alanların bir kısmı2018 Nisan ayında ziyaret etmişler ve hızlı değerlendirme yöntemiyle envanter çalışması yapılmıştır. Geri kalan sahaları 2019 yılı içinde ziyaret edilecektir.

ARITMA TESİSİ VE DERİN DENİZ DEŞARJI KONUSU:

Atık suların denize boşaltılması asla gerçek bir DDD projesi olamaz.  DDD tekniğine karşı değilim, ama vatandaş olarak da yapılan işin ne olduğunu kontrol etmek zorundayım. Yerince arıtılmayan çıktıların, derin denize boşaltılması Körfez’in sonunu getirmesi kaçınılmazdır.

Cimer kanalıyla  başvurduğumda ise yapılan analiz sonuçları  açıklanmamış , sadece Çevre ve Şehircilik Bakanlığından alınan iznin 5 yıl olduğu belirtilmiştir.

KANALİZASYON SİSTEMİNİN YENİLENMESİ:

Kendimi bildiğimden beri , yetersiz olan Ayvalık kanalizasyonu da artık iflas etmiş durumdadır. Kanalizasyon sisteminin yetersizliği nedeniyle kıyıya yakın sokaklardaki rögarlarda da taşmalar olup sokaklar yürünemez hale gelmekte, kanalizasyon suları denize akmaktadır. Bu durum bir yandan deniz içi doğal yaşam ortamını tüketmekte bir yandan da çevre kirliliği yaratarak halk sağlığı için bir risk oluşturmaktadır. Özellikle yağmur yandığı zaman sorun doruğa ulaşmaktadır.

Halk sağlığı için BİMER/CİMER kanalıyla başvurduğumda,denizden alınan sonuçların normal olduğu belirtilse de inanması çokzor olan bu konuda analiz sonuçları da yayınlanmamıştır.

Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamak hepimizin hakkıdır.

ARITMA TESİSİNİN ÇALIŞMAMASINDAN DOLAYI ŞİKAYETİM NEDENİYLE   BURSA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA iFADE VERMEM:

Türkiye  Tabiatını Koruma Derneğinin Ayvalık Temsilcisi olarak; 10.12.2016 tarihinde 1600595954 no.lu Bimer Başvurusu ile Adalet Bakanlığına “KANUN YARARINA BOZMA TALEBİNDE “ bulundum.21.09.2016 tarihinde İkametgahımın Bursa’da olması nedeniyle,Bursa Cumhuriyet BaşSavcılığında  verdiğim ifade Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Md.lüğüne gönderildi. Akabetini araştırdığımda  şikayetçi olarak tekrar ifade vermem istendiğinden 11.10.2018  tarihinde tekrar Bursa Cumhuriyet Başsavcılığında  ifade verdim. Kısacası  bu durumdan şikayetçi olarak   başvuruda bulundum.

Ayvalık ve Balıkesir Belediyesinden alacakları nedeniyle  kapatılan arıtma tesisinden atıksu parası alınmaya devam ediliyor.Dava sonuçlanınca sanırım denizdeki ekositemden eser kalmıyacaktır.

Bu durumun devam etmesi hem deniz içi canlı yaşam, hem de insan sağlığı açısından önemli tehlikeler yaratmaktadır. Doğa ve Ayvalık halkı bundan zarar görmektedir.

ARSENİKLİ SULAR VE SULARIN ANALİZ RAPORLARI :

11.01.2018 tarihinde ,BASKİ Genel Md.lüğünce ;  Ayvalık ilçesi; Beşiktepe,Mutlu,Murateli ve Karaayıt mahallerine arsenik arıtmalı çeşme,Çakmak  mahallesine ise arsenik arıtmalı çeşme ve arıtma tesisi yapıldığı bildirilmiştir. Bulutçeşme, Yeni köy ve Türközü kırsal mahallerine yönelik çalışma yapılmamıştır.

Ayvalık Kent Konseyince   ; 2015 yılında Madra barajının  gerekli analiz  ölçümleri yapılmış, bu tarihten sonra günümüze kadar geçen süreçte yapılmaması üzücüdür.Konunun hassasiyetle takip edilmesi gerekir.

Burada sorunun kaynağı olarak, Karaayıt Köyü Bilfer Demir Madencilik İşleme tesisini görülmektedir.Çünkü bu tesiste sadece demir değil,bakır madeni de zenginleştirilmektedir. Zenginleştirilen bakırlı demir cevheridir.Yeraltı sularınını etkileyip etkilemediğini konusunda DSİ 25.Bölge Md.lüğünden veri elde edilememiştir.

NİKİTA DERESİNDE MEVCUT DURUM VE EM TEKNOLOJİSİYLE NİKİTA DERESİNİN TEMİZLENMESİ:

14.06.2016 tarihinde verdiğim  dilekçeye İl Çevre ve Şehircilik Md.lüğünce,DSİ .nin ,islah çalışmalarının devam ettiği,sağlık açısından önemli olduğu vurgulanmıştır.Denetimlerin devam ettiği bildirildirilmiştir.

Bilindiği gibi Temizel Oteli civarında denize ulaşan Nikita Deresi’nin kıyısında bir çok zeytinyağı ve atık yağ fabrikalası sıralıdır. Bu olayın da fabrikaların zeytin karasuyunun yağışlı günde dereye verilmesinden kaynaklandığını düşünmekteyiz. Çevre İl Müdürlüğüne gönderdiğimiz dilekçeye aldığımız yanıt da bu doğrultudadır.

EM  “Etkin Mikroorganizma” teriminin kısaltılmış şeklidir. EM değişik türde mikroorganizmalardan oluşmaktadır ve doğadan toplanarak kendine özgü şartlarda üretilmektedir.EM kimyasal madde değildir ve kesinlikle gen değişimine uğramamıştır. EM, Japonya’nın Okinava kentindeki Ryukyus Üniversitesi’nden Prof. Dr. Teruo Higa tarafından geçen yüzyılın sonlarında geliştirilmiştir .

EM  teknolojisini uygulamak için, Öncelikle kirlilik parametrelerini  ve kaynağını tespit edilmesi gerekiyor. Daha sonra Belediye ile birlikte bir pilot proje çalışması yürütülebilir. Tabiîki bunlar bir fizibilite çalışmasından sonra çıkartılmalıdır.

Etkin Mikroorganizmalar Teknolojisi tuzlu suda da çalışmaktadır. Japonya’nın SETO iç denizi Etkin Mikroorganizmalar Teknolojisi ile EMRO Japonya ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliği ile temizlenmiştir.

Görülüyor ki ; EMTeknolojisi  arıtma tesisi ve denizin de  temizlenmesine olanak tanıyor.

HAVA KİRLİLİĞİ:

 Ayvalık’ta kış aylarında hava kirliliği yaşandığı bir gerçektir. Bunun için öncelikle TEMİZ HAVA EYLEM PLANI’nın yapılması gerekmektedir.

İlçemize iki yıldır hava kirliliği ölçüm cihazının gelmesi için yazışmalar yapılmıştır.Ayvalık Kaymakamlığının girişimi ile  kentimizde hava ölçümü yapılabilmesi için cihaz getiriltilmiştir.Ancak cihazın geç gelmesi  yüzünden gerçek  değerler elde edilememiştir.

    

   

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Ayvalık Temsilcisi Bülent ÖZGEN olarak  ; HEAL  Türkiye Direktörü Funda GACAL ‘dan temin ettiğim “AirBeam Cihazı ile  PM 2.5(partikül madde 2.5)hava kirleticisi,sıcaklık ve nemi ölçen  bir cihazdır.Bu cihaz ile Ayvalığın 1.5 ay süre ile hava kirliliğini ölçeceğiz. Her çevre olayında işin mutfağında olan Ayvalık Platformun üyesi Mehmet Cemil’in işbirliği ile birlikte bu iş gerçekleştireceğiz.

HEAL   : Çevrenin sağlık üzerindeki etkileri üzerine Avrupa Birliği kapsamında çalışmalar yürüten, Avrupa’nın önde gelen sivil toplum kuruluşlarından biridir.

AYVALIK’TA BULUNAN MADENLER       :

Türkiye Tabiatını Koruma Derneğinin Ayvalık Temsilcisi olarak; Derneğimizin kamu yararına bir dernek olması nedeniyle 22.04.2016 tarihinde jeotermal ruhsatlarla ilgili Balıkesir Valiliğinden,19.04.2017 tarihinde,Ayvalık Tabiat Parkında bulunan maden ruhsatları ile ilgili MİGEM’den bilgi talep edilmiş ve  hem Ayvalık Belediye Başkanlığına, hem de haber yazdığım sitede yayınlanmıştır.

Burada dikkati çeken konu madenlerin sahil bölgesinde toplanmasıdır.Zamanından çok önce ilgili kişi ve kurumlar uyarılmıştır.

Haberin  başında bulunan arz ettiğim  gibi Ayvalık Çevre konseyi koordinatları ile birlikte yeri inceler,gerekirse  arazide tarım  yapılır,maden çıkartılması engellenebilir.Bunun için ciddi   ketum bir çalışmanın yapılması lazımdır.

                     

Madenler ciddi bir şekilde çevreye ve yeraltı sularına zarar vermektedir.Aşağıda Devletin resmi kurumu olan Türkiye İstatistik Kurumunca açıklanan rakamlar görülmektedir.İşte resen madenlerin çevreye ve yeraltı sularına ve denizlere v.b.zarar verdiğinin belgesidir.

Not: İstatistik verileri TÜİK’e ait olup  yukarıdaki  istatistik tarafımdan düzenlenmiştir.

ALTINOVA DENİZDEN DEMİR MADENİ ARAMA ÇIKARMA FAALİYETİ:

Kasım 2017 de duyurusu yapılan, tamamı yazlık konutlarla dolu olan sahilden 620-1350 metre uzaklıkta, denizin içinde yapılmak istenen Altınova Denizden Demir Madeni faaliyetine Ayvalık bir bütün olarak karşı çıkmıştır.

ÇED başvuru dosyasını inceleyerek getireceği zararlar hakkında Ege ÜNİVERSİTESİ ve Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Hidrojeoloji ABD Başkanından alınan raporlari içeren itiraz dilekçelerimiz Çevre ve Şehircilik Balıkesir İl Müdürlüğü tarafından değerlendirilmiş ve dosya hakkında “ÇED Gereklidir” kararı verilmiştir. Yeniden başlayan çed süresi için İtirazımı içeren dilekçemi   Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED genel Müdürlüğüne  gönderdim.

Raporlar denizden maden çıkartılması denizin eko-sistemini tamamiyle  bozacağını ifade ederek son derece sakıncalı olduklarını belirtiyorlar. Bu raporu verenler Ege üniversitesinden doçent seviyesinde çevre mühendisleri ve Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Hidrojeoloji ABD Başkanıdır. Yani bilim insanlarıdır.

Daha işin başındayız. Kat edecek çok daha mesafemiz var.Gelişmeleri yakından takip etmemiz gerekiyor.

BALIK ÇİFTLİĞİ DAVASI:

Balıkesir ili Ayvalık ilçesi J117A2-A3 paftalarında ve (39.32751700-26.73600300 ve 39.37898412-2674584397) koordinatlarında Engürü Sitesi koyunda konuşlandırılan balık çiftlikleri için Sait Cenk Sert ve Ertuğ AŞKAN’a ait çipura ve levrek yetiştiriciliği tesisleri için ilgili kurumların olumlu görüşleri alınarak 14.12.2012 tarihinde ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR kararı verildiğini belirtmiştir.Karar Sayıları: 12956 ve 12957 
söz konusu çedlerin 5 yılı geçmesi nedeniyle yürürlükte olup olmadığının araştırılmasını,yürürlükte değilise iptal işlemin yapılması konusunda CİMER’E başvurulmuştur.

AYVALIK TABİAT PARKI                                       :

Ayvalık Tabiat  Parkı ile ilgili olarak,Başta Kaymakam,Belediye Başkanı, Türkiye Tabiatını Koruma Derneğinin Ayvalık Temsilciliği,Ayvalık Tabiat Platformu ve tüm  STK.lar  Ayvalık Tabiat Parkının  giriş çıkışının kontrol altına alınmasını istemektedirler.

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Ayvalık Temsilciliği olarak; AB   Destekli fon marifetiyle, bir proje kapsamında özellikle Ayvalık Adaları Tabiat Parkının 22 adasını yangında ilk müdahale için yangın müdahale merkezi kurmak ve Ayvalık Adaları Parkını kontrol altına almak ve doğayı  korumak için aşağıda belirtilen konuların  haritaya işlenmesini   01.10.2018 tarihinde   talep ettim.

Buı maksatla; İl Doğa  Koruma Md.lüğü  Tabiat Parkının haritasını gönderdi.Bu çalışmalar devam ederken, 30.09.2018 tarihinde Orman Genel Md.lüğüne gönderdiğim dilekçeye istinaden 19.11.2018 tarihli cevabi yazıda,

Ayvalık İlçesi Cunda adası mevkiinde İdare ve Ziyaretçi Tanıtım Merkezi olarak kullanılmak üzere bir noktaya ait tahsis işlemlerine  esas kurumlar arası  yazışmaların başladığı , İdare ve Ziyaretçi Tanıtım Merkezi  adıyla bir tesis yapılıp Burhaniye’deki şefliğin   bu noktaya taşınması veya ayrıca bir birim birim kurulması planlandiği bildirilmiştir.

Ayrıca Alan kılavuzluğu için bu tesis faaliyete geçmesini müteakip yeterli  personel ve koruma ekipmanı  sağlanacağı belirtilmiştir.

Tabiat parkı içinde  kendi tapulu yerinde zeytinliği,çiftçilik yapan  insanlarımız mevcuttur.Bu konuda hazırlanan plan şimdi  değil 2004 yılında yapılmıştır.Önce bunu bilmek lazım.

Ayrıca  Tabiat Parkının giriş ve çıkışlarının kontrol altına  alınması demek, Cunda halkının mağdur olması anlamına  gelmemelidir.Elbette halkın menfaatinin korunmasına çalışılacaktır.Haklilarda.Çıkan yangına ilk koşan Cunda halkının ancak,burada önemli olan yangınları engellemektir.Yangınların çoğu İnsan ihmalkarlığı ve kundaklamaktan çıkmaktadır. Engellemek için   giriş ve çıkışı kontrol altına alınması  gerekmektedir.

AYVALIĞIN DEPREMSELLİĞİ   :

9 Ekim tarihinde belirtilen yapılan panelin de sonuç raporunda belirtildiği üzere her mahallenin zemin etüdünün yapılması gereklidir.Altınova’nın zemininin aluvyon olduğu dikkate alınırsa,alınacak tedbirler önem arzetmektedir.

Ayvalık Kent Konseyi AFAD Çalışma grubunun 14.12.2016 tarihinde  yaptığı teklif takdire şayan gözükse de Toplanma bölgelerinin tesbiti,ilçe idare kurulunca ele alınması gereken konulardır.Afet planında riskler belirtilmeden teklifin ekindeki malzemeler ne için kullanılacağı belli değildir.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE IŞIK ve ELEKTRO MANYETİK ALAN  KİRLİLİĞİ,  :

Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat KURUM’un belirttiği üzere ; İklim değişikliği ile mücadele de kapasiteleri artırmak amacıyla “YEREL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ EYLEM PLANLARI”için 30  Büyükşehir Belediyesi için başlatılacağını belirtmiştir.

İklim  değişikliği ile mücadele ve ozon tabakasının korunması konusunda çalışma yapmak için Iklim eylem planının yapılması gerekmektedir. Ayvalık Belediye Başkanlığına eylem planı hakkında dilekçe verdiğimde,”İklim değişikliği” planının olmadığını ve   yapacak biriminin bulunmadığı belirtilmiştir.Kadıköy Belediyesi,Nilüfer,Muratpaşa Belediyesi gibi  yapan belediyelerde vardır.Hatta Kadıköy İklim Değişikliği Eylem Planında görev de aldım.

İklim değişikliği eylem planı yapmak için küçük veya büyük belediye diye bir kriter yoktur.Vakit geçirmeden hazırlıklara başlamak gerekmektedir.Işık kirliği,Elektro manyetik alan kirliliği  konusunda da çalışmaların yapılması gereklidir.

Sonuç olarak;

STK’larda gönüllü çalışan yurttaşlar kişisel menfaat, bölgesel veya siyasi çıkar peşinde değildir. O halde, söylediklerimizin ve önerilerimizin de, katıksız, saf ve çok daha değerli olduğunu lütfen fark edin. Halk doğruyu gösteren bir pusuladır, unutmayın. 

BÜLENT ÖZGEN-HABER MERKEZİ