BİR DİRENİŞİN ÖYKÜSÜ”YALNIZ EFE”BELGESELİ

0
422
KABOTAJ Kurtuluş

Efemçukuru Altın madenine karşı direnin tek köylü olan keçi çobanı Ahmet Karaçam’ın yaşamını ve mücadelesini konu edinen “Yalnız Efe” belgeseli yarın (17 Haziran Pazartesi) günü saat 17.00’de Documentarist 12. İstanbul Belgesel Günlerinde ilk gösterimini yapacak. Belgeselin yönetmenliğini İzmirli iki gazeteci Sevgi Halime Özçelik ve Özer Akdemir yaptı.

 

Belgeselin yönetmenlerinden Sevgi Halime Özçelik yurtdışında olduğu için diğer yönetmen, aynı zamanda Evrensel’in İzmir temsilciliğini de yapan Özer Akdemir ile yaptıkları belgesel üzerine söyleştik.

Belgeselinizin konusunu kısaca anlatır mısınız?

İzmir’in 20 km uzağındaki Efemçukuru köyünde yapılan altın madenciliğine karşı direnen tek köylü olan Ahmet Karaçam’ın hem yaşamını hem de direnişinin öyküsünü anlatmaya çalıştık. Efemçukuru altın madeni İzmir’in su havzasında bir yerde. Kentin içme suyu açısından çok önemli bir noktasında olan altın madeninin içme sularını kirlettiği de bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. İlk sondaj ile başlayan yaklaşık 15 yılı aşkın bir süreci var altın madeninin. Maden fiili olarak da 6-7 yıldır üretimini sürdürüyor.

Bir gazeteci olarak süreci başından bugüne kadar izlemeye çalışıyorum. İlk başta oradaki köylüler madene karşı çıktılar, aylarca direndiler. Sonra, iktidarın tarlalarını satmayan köylülerin arazilerine acele kamulaştırma kararı ile elkoymasının ardından köylülerin direnci kırıldı. Sadece bir köylü, keçi çobanı Ahmet Karçam madene bağını satmadı. Biz o köylünün öyküsünü anlatmaya çalıştık belgeselde.

Ahmet Karaçam’ın bağı maden galerisinin giriş kapısına 100 metre uzaklıktaydı. Yıllardır çobanlık yapıyor, yoksul bir insan ve bulunduğu arazide maden açısından son derece stratejik bir yerde. Ahmet ağabey şirketin vermeyi teklif ettiği astronomik paralara rağmen bağını satmadı, kamulaştırma kararına dava açarak direndi ve hâlâ direniyor.

ALTIN TEKELİNE VE İKTİDARA TEK BAŞINA DİRENDİ

Belgeselin ismi neden Yalnız Efe?

Efemçukuru Köyü Kurtuluş Savaşı döneminde Yunan işgaline karşı Efelerin karargahı, direnişçilerin yurt edindiği bir yer. Hâlâ köyde o günlere ait direniş öyküleri anlatılıyor. Maden, köyde istediği bütün arazileri, iktidarın da açık desteği ile almasına rağmen sadece Ahmet Karaçam’ın bağını alamadı. Ahmet Karaçam, hem uluslararası bir altın tekeline, hem onu destekleyen iktidara tek başına direndi.

Efemçukuru mücadelesini bilen İzmirliler ve kendi köylüleri bu nedenle Karaçam’a “Yalnız Efe” adını taktılar. Belgeselin adı oradan geliyor.

Belgeseli çekerken ne gibi zorluklar yaşadınız?

Öncelikle teknik açıdan son derece yetersiz ekipmanlarımızla ve tam anlamıyla “sıfır bütçe” ile bir çekim süreci yaşadık. İkincisi köylülerin büyük çoğunluğunun direnişi bırakıp madenle ekonomik ilişki içerisinde olması nedeniyle onlarla yaptığımız çekimlerde de bir takım sıkıntılar yaşadık. Eskiden direnişçi olan birçok köylü madene işçi olarak girmişti. Ama belki de yaşadığımız en önemli sorun Ahmet ağabeye ulaşmak oldu.

Kendisi cep telefonu kullanmıyor ve sabahtan gece yarısına kadar dağlarda. Bir yerde 15 dakikadan fazla duramıyor, çünkü keçiler durmuyor. Biz Ahmet ağabeyin geçtiği güzergahları ezberleyip nerede mola verdiğini öğrendik. Sonra onunla mola verdiği yerlerde 15-20 dakikalık söyleşileri yaptık. Tabii bir de o bölgenin doğa koşulları, coğrafi şartlar var. Dağlar, tepeler, ormanlık alan içerisinde yaptık çekimlerimizi.

“EKOLOJİ SORUNLARINI SANATLA, SİNEMAYLA ANLATMAK ÖNEMLİ”

Ekoloji sorununu gündem alan belgeseller hakkında ne söylemek istersiniz?

Ekoloji mücadelesinin konu alan belgeseller son yıllarda arttı, bu sevindirici bir şey. Bir konuda belgesel sayısı artıyorsa aslında o konuya dair hem sorunlar hem de ilgi çoğalmıştır demek ki. Ekolojik sorunlar özellikle AKP iktidarları döneminde her geçen yıl arttı. Buna karşı verilen mücadeleler de artıyor. Sanat, bilim ve edebiyatta bunlara kayıtsız kalmıyor. Doğal olarak bunları anlatma çabası içerisinde. Bu anlamda baktığımızda ekolojik sorunlar ve mücadelenin sanatla, edebiyatla anlatılmaya başlanması son derece olumlu. Bizim belgesel de bunlardan birisi.

Belgeseliniz ne gibi bir mesaj taşıyor?

Tek kelimeyle bir direniş güzellemesi denebilir Yalnız Efe’ye. Tek kişi de kalınsa direnmeye devam edilmesinin önemine dikkat çekmek istedik. Çünkü Ahmet Karaçam’ın tek başına direnişe devam etmesi sonucu iktidar kendi koydukları yasaları değiştirmek zorunda kaldı. 200 metre olan sağlık koruma bandını daraltıp, 100 metreye çekerek madenin çalışmasına yasal kılıf hazırlayabildiler.

Bir kişinin bile direndiği yerde umut vardır. Direnişler sadece mücadeleden vazgeçildiğinde kaybedilir. Ahmet Karaçam’ın bu direniş öyküsü ülkemizde çok zor koşullarda devam eden ekoloji mücadelelerine olumlu bir örnek, bir moral motivasyon desteğidir diye düşünüyoruz.

Filmin gösterimi başka yerlerde de yapılacak mı?

Çeşitli belgesel festivallerine başvurduk ve olumlu dönüşler alıyoruz. En önemlisi de ülkenin dört bir yanında çevre ve ekoloji mücadelesi verenler belgeselin gösterimini yapmak istiyor. Zaten Halime ile benim de en azından bu belgeseli çekerken en önemli amaçlarımızdan biri Ahmet ağabeyin öyküsü üzerinden diğer yerlerdeki ekoloji mücadelelerine bir “merhaba” demek ve bir mesaj göndermekti. Süreç içerisinde belgeselin gösterimi farklı yerlerde yapılacak.

VE YALNIZ EFE KENDİ BELGESELİNİ İZLEDİ…

Son olarak Ahmet Karaçam belgeseli izlediği zaman tepkisi ne oldu?

Ahmet ağabeye belgeselin son halini dağlarda keçilerini gezdirirken kısıtlı imkanlarda izettik. Birkaç arkadaşla birlikte gittik ve arkadaşlar keçiler ile ilgilenirken Ahmet ağabey aracın içerisinde laptop ile belgeseli izledi. Son derece duygusallaştı. Çok beğendiğini söyleyip bize teşekkür etti. Umarım izleyiciler de beğenir.

KAYNAK  :  https://www.evrensel.net/haber/381348/bir-direnisin-oykusu-yalniz-efe-belgeseli-Eda AKTAŞ İZMİR

BÜLENT ÖZGEN-HABER MERKEZİ