EKOLOJİ BİRLİĞİ BASIN BÜLTENİ

0
170


 

              KİRAZLI ALTIN MADENİ PROJESİ ACİLEN DURDURULSUN!

ÇEVRESELE ETKİ DEĞERLENDİRME RAPORU’NA AYKIRI İŞLEM YAPILIYOR!

Kaz Dağları ve çevresinde 2’si işletmede olmak üzere farklı uygulama süreçlerinde 40’dan fazla başta altın ve gümüş olmak üzere metalik (*kuvars) maden projesi bulunuyor. Bu projeler kadar en az yüzden fazla arama ruhsatının olduğu da biliniyor. Tüm projeler hayata geçtiğinde Kaz Dağların varlığından söz etmek mümkün olmayacaktır. Daha arama aşamasında doğaya ciddi zarar veren projelerin, ne yazık ki, işletme aşamasına geçtiğinde, vahim bir şekilde, tam bir doğa yıkımı ve talanına dönüştüğünü gördük.

Alamos Gold’un sahibi olduğu Kirazlı Altın Madeni Projesi de bu projelerden biridir ve entegre projeler silsilesinin bir parçasıdır. Kirazlı ile birlikte 25 km’lik bir havzada iki projesi daha olan şirket Kaz Dağları’nın kuzey eteğinde doğal ve sosyal yaşamı bitirecektir. Proje’nin daha ilk adımını oluşturan doğal örtünün yok edilmesi aşamasında Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna aykırı bir şekilde, uydu görüntüleri üzerinden yapılan incelemeler ile 195 bin ağacın kesildiğine tanık olduk.

Oysa ÇED Raporunda 45 bin ağacın kesileceği öngörülmüştü. On yıl önce verildiği dolayısıyla ekolojik şartlarının değiştiği iddia edilen projenin ilerleyen aşamalarda değişen başka süreçleri de var mıdır?

Hukuki süreç tamamlanmadan gayri sıhhı müessese izni ve işletme izni alan, ÇED raporunun güvenirliliğini ve geçerliliğini yitirdiği, Çanakkale’nin tek su kaynağını, verimli tarım ovalarını ve Kaz Dağı doğasını yok edecek proje için Çevre ve Şehircilik Bakanını acilen göreve çağırıyoruz.

Kirazlı Altın Projesi daha fazla doğa yıkımına yol açmadan acilen durdurulmalı ve bu projeden vazgeçilmelidir. Usulsüz ve hukuka aykırı bir şekilde bu belgeleri imzalayanlar hakkında işlem yapılmalıdır.

 

Altın madenciliği süreci sadece doğanın yok edilmesinden ibaret de değildir. Altının işlenmesi sırasında kullanılacak siyanür, bu siyanürün aktifleştirdiği ağır metaller, atık maden barajı kazaları ve bu coğrafyanın aşina olduğu asit maden drenajları, dev çukurlar ve dev pasa dağları anlamına da gelmektedir. Bu risk ve etkiler hiçbir şirketin tek başına altından kalkamayacağı risk ve etkilerdir.

Hiç kimsenin bu coğrafyanın insanına, doğal yaşamına, tarımına bu riski yüklemeye hakkı yoktur. Kaz Dağlarının tarım ve turizmin ile ürettiği ekonomik değer tüm altın madenlerinin yarattığı ekonomik değerden çok daha fazladır, geniş bir tabana yayılmıştır ve kalıcıdır.

Ayrıca, tüm dünyada “New Monster – Yeni Canavar” olarak tanınan Newmont da Teck Cominco ile birlikte arama faaliyetlerini tamamlamış ve bölgeye yerleşmek için Atikhisar Barajına yakın Terziler Köyü’nde iki adet ve Yeniköy’ de bir adet proje başvurusu yapmıştır.

Orta Truva adıyla ortaya çıkan işbirliği, üstelik gerçekte altın madeni olan projeyi “kuvars” diye yutturmaya ve kamuoyunu yanıltmaya ve büyük ruhsat alanlarına rağmen 25 hektarın altında alanlar için “ÇED Gerekli Değildir” kararı almaya çalışarak bölgeye bir an önce yerleşme derdindedir. Yeni canavar Newmont ve ortaklarının da Kaz Dağları’na girememesi için tüm kurumların ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte mücadele etmesi gereklidir.

Kaz Dağlarında bir buçuk yıldır faaliyete başlamış olan TÜMAD’ın Lapseki Altın Madeni Projesi’nin de yarattığı tahribat dikkatle izlenmelidir. Bu firmalar dışında, Kazdağları’nın kuzey ve güneyinde, Yenice’de, Havran’da, Kalkım’da, İvrindi’de, Bahar Madencilik, Eczacıbaşı, Koza, Chesser, 3S gibi firmaların işletmeye başlamak istediği altın madenciliği projeleri de dikkatle izlenmeli ve engellenmelidir.

Sayısı 10’un üstündeki termik santral projesinin yanında Kaz Dağlarına bu projeleri yapılmasına fırsat verenlerin hiç mi insan, ülke, doğa sevgisi yoktur?

Bizler çok iyi biliyoruz ki, altın madenciliğinde hiçbir kamu yararı yoktur. Karı, çoğu çok uluslu şirketlere, riski ve zararı da halkadır. Altın madeni çıkartılan hiçbir ülke zenginleşmemektedir. Yoksul ülkelerin yeraltı kaynakları egemen sınıflar ve işbirlikçisi şirketler tarafından sömürülmekte ve yerel halka da bozulmuş, mahvolmuş bir doğa ve tarım alanları bırakılmaktadır.

Türkiye’nin diğer bölgelerinde, Bergama’da, Uşak-Eşme’de, Erzincan’da, Fatsa’da, Artvin’de, Gümüşhane’de, Erzincan’da, Eskişehir’de altın madenciliğinin yarattığı yıkımları hep birlikte yaşayıp gördük.

Artık yeter!   Kirazlı Altın Madeni acilen durdurulsun. Kazdağları ve diğer bölgeler için verilen tüm altın madeni ruhsatları iptal edilsin!

Kazdağı’nın Üstü Altından Değerlidir!      #KazdağlarıHepimizin

                                                                                   EKOLOJİ BİRLİĞİ

KAYNAK : EKOLOJİ BİRLİĞİ

HABER: BÜLENT ÖZGEN