Geleneksel yöntemle 5 kuşaktır zeytinyağı üretiyor.

Balıkesir’in Edremit ilçesinde Agah Ferhatoğlu, babasının dedelerinden kalan fabrikada 5 kuşaktan beri binlerce yıllık geleneksel yöntemi kullanarak soğuk sıkım zeytinyağı üretiyor.

0
11

 

Edremit Körfezi’nde az sayıda bulunan taş baskı yöntemi ile zeytinyağı üreten fabrikalardan biri olan Güre Mahallesindeki işletmede Agah Ferhatoğlu 5.’inci kuşak olarak , teknolojiye meydan okuyup geleneksel yöntemlerle soğuk sıkım zeytinyağı üretiyor.

Agah Ferhatoğlu ve ailesi, modern kontinü sistem bir fabrikası daha olmasına rağmen babasının dedelerinden kalan 100 yıllık binada yaklaşık bir asırdır geleneksel yöntemle üretim yapıyor.

Tarladan toplanan zeytinler traktörlerle kasalar içinde fabrikaya getirildikten sonra önce tartılıyor, vakum yöntemiyle yapraklarından ayrıştırıldıktan sonra yıkama makinesinde yıkanıyor. Zeytinler yıkandıktan sonra bir bant yardımıyla taş baskıya giriyor. Her biri 1 buçuk ton ağırlığındaki dönen 2 taş silindir altında zeytin yaklaşık 40 dakika boyunca ezilerek hamur haline getiriliyor.

Fabrika çalışanlarınca hamura dönüşen zeytin, Hindistan Cevizi ve Jup denen  bitkilerin liflerinden elde edilen iplerle örülmüş özel üretilen tasir torba olarak tabir edilen çuvalların içine dolduruluyor. Ardından bir preslenen torbalardaki hamurlardan sızan soğuk sıkım zeytinyağı tüketilmeye hazır  hale geliyor.

Edremitli işletmeci Ferhatoğlu, “Taş baskı sıkım sistemi uzun zamandan beri var olan bir sistem. Eski bir sistem.  Kontinüye göre daha zor, daha meşakkatli bir sistem. Burada günlük işlenen zeytin kapasitesi Kontinüye göre daha az.  Geleneksel bir sistem. Bu yüzden de tercih ediliyor. Biz de bu geleneksel sitemle zeytinyağı elde etme işini 5 kuşaktan beri yapan bir aile firması olarak devam ettirmeye çalışıyoruz imkanlar doğrultusunda. Taş baskıda bu aylarda yani Kasım Aralık aylarında zeytinin yeşilden siyaha döndüğü zaman içinde pembeleşip olgunlaştığı zaman sıkılan zeytinlerden elde edilen yağdır. Kontinü sisteme göre ayırt edilen özelliği devirdeki sürtünmeye maruz kalmamasıdır. Yüksek ısıya maruz kalmamasıdır. Taş değirmende sıkılır. Daha sonra keten, kıl çuvallara konur ve pres sistemiyle sıkılır. Taş baskı sisteminde günde 6- 7 ton civarında olan kapasitemiz kontinü sistemde ise 60- 70 tona çıkabiliyor.” dedi.

Ferhatoğlu, konitnü sistemle 100  kilo zeytinden ortalama 22 ltre zeytinyağı  alınırken bu oranın taş baskı yönteminde ise 16 litre civarında olduğunu bildirdi.

Taş baskı yöntemiyle sıkılan zeytinlerin sofraya geliş yolculuğunu da anlatan Ferhatoğlu şunları söyledi;

 “Zeytinleri tarladan kadınlı, erkekli tayfalarımızın aracılığıyla toplanıyor. Gün içinde toplanan zeytinler, kasalara ve çuvallara konup taş baskı zeytinyağı fabrikasına geliyor. Burada bant aracılığıyla yıkama haznesinde temizlenen zeytinler, daha sonra taş değirmende ezilerek hamur haline getiriliyor. Ezilen zeytinler daha sonra kıl çuvallara konuyor ve içinde zeytin hamuru bulunan kıl çuvallar üst üste dizilerek preslenip yağları sıkılıyor. Taş baskıda sıktığımız yağ polifenoller bakımından, E Vitamini bakımından ve antioksidan bakımından çok zengin bir yağ. Fabrikada sıkılan yağlar çok sürtünmeye maruz kalıyor o da haliyle olumsuz etkiliyor. Burada sürtünmeye maruz kalmadan sıkarak çıkarttığımız zeytinyağları daha kaliteli oluyor.”

Güre Mahallesindeki zeytinyağı işleme tesisinin üretim koordinatörlüğünü yapan Abdullah Şengören de “Zeytin ağacının Cenabı Allah tarafından insanlara bahşedildiğinden beri taş baskı insanlar tarafından bir şekilde yapılmaktadır. 5 bin seneden beri taş değirmenlerde aynı buğday gibi ezilerek hamur haline getirilerek yağlıklara dökülerek imal edilmektedir. Bu 5 bin seneden beri yapılan taş baskıyı 5 kuşaktan beri körfezde yapan ise Ferhatoğlu ailesi. Bu ailenin dışında Edremit Körfezinde birkaç işletmede taş baskı yapılmaktadır” diye konuştu.

Taş baskı soğuk sıkım zeytinyağı üretiminde Pakistan ve Hindistan’da bulunan Hindistan Cevizi ile jut bitkisinin liflerinden imal edilen torbalar kullanıldığını belirten Şengören, “Torbaların içine hamur halindeki zeytinler konuyor. Her bir torba 3- 3.5 kilo alır bu hamurdan. 70- 80 torba üst üste konularak baskı makinesine zeytinyağı kendi kendine akmaya başlar. Buradaki sıcaklık 18- 20 derece arasındadır. Buradaki işlem tamamen soğuk baskıdır. Bu da zeytinin içindeki minerallerin, vitaminlerin bu yağa geçmesini ve insanlara daha faydalı bir halde tüketilmesini sağlamaktadır. Taş baskıyla elde edilen zeytinyağının nefreti ve güzelliği dünyada tartışılmaz olarak paylaşılamamaktadır” ifadesini kullandı.