Ünlü sinema ve tiyatro sanatçısı Tuncel Kurtiz’in sağlığında yaşadığı ve hayatını kaybettikten sonra toprağa verildiği Kazdağları eteklerindeki kırsal Çamlıbel Mahallesi meydanında çevre sakinleri tarafından antika pazarı kuruldu.

Geçmişten atalarından kalma ve Kazdağları’nın eteklerindeki civar köylerden toplanan eşyalar burada satışa çıkıyor. Antika eserlerin arasında genel olarak, yöre kültürünü anlatan, burada yaşayan insanların kullandığı ürünler yer alıyor.

Evlerinden getirdikleri ve civar kırsal mahallelerden toplanan antik değeri bulunan eşyalar, Çamlıbel Antika Pazarı’nda kurulan stantlarda satışa sunuluyor.

Geçmiş ile geleceğin buluşturulmasının amaçlandığı antika pazarında yeni nesle tarihi bilgiyi aktarmayı amaçladıklarını belirten stant sahibi Adil Can Erçetin, “Buradaki pazarımız antika ve dekoratif eşyalar üzerine tasarlanmış vaziyette. Bölgesel esnaf ve aynı zamanda köylerdeki insanlar ürünlerini burada satabiliyor. Herkesin evinde bulunan dekoratif malzemeler burada değerlendirme altına alınıyor.” dedi.

Bayram boyunca her gün pazarın açık olduğunu dile getiren Erçetin; “Bayram sonrasında da her Pazar buradayız. Antika ve dekoratif eşya meraklısı lan arkadaşlarımızı buraya bekleriz. Ürünleri toplamak için genellikle köyleri geziyoruz. Köylerden, bir pazarlarından ve eş dost yardımıyla temin ediyoruz ürünleri. Oldukça iyi bir talep var. Halkımızın ürünlere ilgisi var. Dekoratif eşyalar evlerin çeşitli yerlerinde değerlendirilebiliyor. Bunun dışında antika sayılabilecek objelerimiz var. Meraklıları bunlara da ilgi gösteriyor” diye konuştu.

Çamlıbel’in sanatçı Tuncel Kurtiz’in yaşadığı ve mezarının bulunduğu bir köy olduğunu kaydeden Özgür Kurak; “Buradaki temiz hava, doğa iç içe köy otantik halini koruyor. Bozulmamış vaziyette. Çamlı Der derneği ile burada kültürel faaliyet olarak bir davette bulundu. Biz de esnaf arkadaşlar olarak hem geçmiş yaşanmışlıklarımızı bundan sonraki nesle aktarabilmek için hem de böyle bir temiz havada bu ortamda bulunak, burada gelen eşimizi dostumuzu veya tanıştığımız insanlara aile atmosferi içinde daha güzel yarınlara götürebilmek için insanları bu faaliyeti gerçekleştirdik. Bu işler sayesinde dernek aracılığıyla çocuklar okutuluyor, kültürel faaliyetler yapılabiliyor. Kültürümüzün ölmemesi için bu köyde böyle bir çalışmada bulunduk” ifadesini kulandı.

Çamlıbel’deki antika pazarında stant açan Hülya Bal, “2018 yılında Çamlıbel Derneği vasıtasıyla antika pazarımızı kurduk. Herkesi pazarımıza bekliyoruz. Antika artık bir hobi değil, yaşam tarzı. Bu yaşam tarzımızı da her alana taşımak istiyoruz. Dolayısıyla bu pazarımızı da sürekli kılmak istiyoruz. Bu yüzden antika severleri, doğa severleri buraya bekliyoruz. Çamlıbel doğasıyla da piknik alanlarıyla da şelaleleriyle de güzel bir yer. Hem antikalarımızı görmek hem bölgemizi, körfezin incisi Çamlıbel’i tanımak amacıyla herkesi buraya bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Kazdağı Koruma Derneği Başkan Yardımcısı Ayşe Filiz Can da şunları kaydetti; “biz burada çevremizi güzelleştirirken, korumaya önem verirken kültürel değerlere de önem veriyoruz. Bu yüzden bu bölgede turizmin de bir şekilde doğal olarak gelişmesini sağlamaya çalışıyoruz. Arkadaşlarım geçen yıl başlattılar bu antika pazarını biz de eşimle beraber bu yıl dahil olduk. Çok da güzel bir ortam. Birçok insan geliyor. Buradan alışveriş yapmasa da stantları gezip çay bahçesindeki yiyeceklerden, içeceklerden faydalanıyor. Daha önce eşimle beraber antikaya merakımız vardı zaten. Kendimiz için alışveriş yapıyorduk, evimizde kullanıyorduk. Ailemizden kalanlar vardı. Geçen sene buraya gelip giderken böyle bir fikir oluştu. Biz de bir stat açarak elimizdekileri paylaşmaya karar verdik.”

Çamlıbel Antika Pazarında standı bulunan Ziya Şaman ise Pazar hakkında şu bilgileri verdi;

“Geçen yıl biz burayı keşfettik. Tanıdığımız arkadaşlarla hep birlikte buraya geldik. Burada hem para kazanmak hem de antik eşyaları başka kitlelerle paylaşmak hedefimiz o. Ama benim asıl hedefim bizim sattığımız antika dediğimiz ürünlerin, el sanatlarının halka tanıtılması, bunların anlamını geçmiş kuşakların yeni kuşaklarla bağının sürmesini sağlamak. Çünkü yeni nesil kitlelerin geçmişle bağı kopmuş durumda. Bu objelerle, bu eşyalarla bağı yeniden güçlendirebiliriz. Onlara geçmişle ilgili bilgiler de anlatıyoruz. Atalara, geçmişe saygıyı anlatıyoruz.”