OKULDA, ÇOCUK TACİZİNE KARŞI HEYKELLİ MESAJ

0
650
KABOTAJ Kurtuluş

Heykel sanatçısı Güler Güngör, dünyanın kanayan yarası ‘çocuk tacizine’ karşı heykeliyle mesaj verdi. ‘Bedenime dokunma-saklan çocuğum’ adını verdiği heykeli Ayvalık Necmi Komili İlk Okuluna armağan eden Heykeltraş Güngör, Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen bu çalışmaya devam edeceğini ve kendi bütçesi ile okullara yaptığı heykeli hediye etmek istediğini söyledi.

 

Ayvalık Barbara Sanat Evi’ne 21 Eylül- 26 Kasım tarihleri arasında çalışma yapmak üzere gelen Heykel sanatçısı Güler Güngör, kente mesajıyla dikkat çeken ve düşündüren bir hediye bıraktı. Barbara Sanat Evi sahibi İş adamı Şerif Kaynar’ın önerisi üzerine 2007 yılında yaptığı ‘Bedenime dokunma-Saklan çocuğum’ adlı heykeli, ilçedeki bir okula armağan etti.

“ÖĞRENCİLER HEYKELİ İLGİYLE İNCELEDİ, UMUTLANDIM VE MİSYON YÜKLENDİM”

150 öğrencinin eğitim gördüğü Necmi Komili İlk Okulu’nda heykel açılışı, 22 Kasım Perşembe günü mini bir törenle yapıldı. Törene sanatçı Güler Güngör ile birlikte Şerif Kaynar’ın yeğeni Esra Başak ta katıldı. Gerek Okul Müdürü gerekse öğretmenlerin çok ilgilendiğini ifade eden Güngör, “Güzel bir açılış oldu. Çocukların heykele dokunmaları beni çok ilgilendiriyor. Dokunup onlar için ne ifade ettiğini belirtmeleri, büyüklerden daha çok kavradılar.

Çocukların algılarının açık olması ve bunu algılamaları ben umutlandırdı. Bir misyon yüklenmek istedim ve bir sanatçı olarak tekrar heyecanlanıp umutlandım ve bundan sonra okullara bu heykellerimi yerleştirmeyi planlıyorum.

 

Ayvalık Barbara Sanat Evi’ne 21 Eylül- 26 Kasım tarihleri arasında çalışma yapmak üzere gelen Heykel sanatçısı Güler Güngör, kente mesajıyla dikkat çeken ve düşündüren bir hediye bıraktı. Barbara Sanat Evi sahibi İş adamı Şerif Kaynar’ın önerisi üzerine 2007 yılında yaptığı ‘Bedenime dokunma-Saklan çocuğum’ adlı heykeli, ilçedeki bir okula armağan etti.

“ÖĞRENCİLER HEYKELİ İLGİYLE İNCELEDİ, UMUTLANDIM VE MİSYON YÜKLENDİM”

150 öğrencinin eğitim gördüğü Necmi Komili İlk Okulu’nda heykel açılışı, 22 Kasım Perşembe günü mini bir törenle yapıldı. Törene sanatçı Güler Güngör ile birlikte Şerif Kaynar’ın yeğeni Esra Başak ta katıldı. Gerek Okul Müdürü gerekse öğretmenlerin çok ilgilendiğini ifade eden Güngör, “Güzel bir açılış oldu. Çocukların heykele dokunmaları beni çok ilgilendiriyor. Dokunup onlar için ne ifade ettiğini belirtmeleri, büyüklerden daha çok kavradılar.

 

Çocukların algılarının açık olması ve bunu algılamaları ben umutlandırdı. Bir misyon yüklenmek istedim ve bir sanatçı olarak tekrar heyecanlanıp umutlandım ve bundan sonra okullara bu heykellerimi yerleştirmeyi planlıyorum. Bu benim misyonum olsun. Heykel yoluyla bu konuda böyle bir anlatımla büyüklerin dikkatine, çocukların kendi bedenlerini koruma bilinci ve gücünü geliştirebilirsem gerçekten üstüme düşen, sanatçı kimliğime ve kendime saygı duyabileceğim ve insan olarak huzur bulacağım bir duyguyu yaşatacak bana. Yolumu çizdim. Buna devam edeceğim ”dedi.  Güngör, talep eden okullara kendi bütçesi doğrultuda heykelini  vereceğini belirtti.

“ÇOCUKLARI DİKDÖRTGEN FORMLAR İÇİNDE SAKLAMAYA ÇALIŞTIM. ONLARI KORUMAK İSTEDİM”

‘Sanat dünyayı kurtarmaz ama iyileştirir’ düşüncesine inandığını kaydeden Güler Güngör, “Sanatçının ilham kaynağı yaşamın ta kendisidir. Çevresindeki ve dünyadaki olaylardan en çok etkilenen ve tepki veren sanatla uğraşan kesimdir. Sanatçının tekniğini anlatacağı olay belirler” dedi. 1976 Devlet Güzel Sanatlar Heykel bölümünden mezunum. O yıldan beri çalışmalarıma devam ediyorum. Şerif Kaynar Bey atölyeme geldiğinde, 2007 yılında Fransız Kültür Merkezinde sergilediğim heykelimi Ayvalık’taki bir okula bağış aracılığında bulundu. ‘Bedenime dokunma- saklan çocuğum’  heykelleri seçti.

 

 

Bu da benim için çok değerli ve anlamlı bir seçimdi.  O dönemlerde çok yoğun olan çocukların bedenine yönelik tacizler ve çocuk porno çekimlerinin elden ele dolaşması ve basında yer alması beni çok acıtan olaylardı. İki bölümden oluşan çalışmamda en önemlisi ‘Saklan çocuğum’du. Çocukları dikdörtgen formlar içinde saklamaya, bir sanatçı duyarlılığı ile saklamak onları korumak istedim. Kendi çapımda onları koruyarak dikkatleri o heykellere çekebilir miyim? Bu mesajı yetişkinlere verebilir miyim diye düşündüm. Biz yetişkinler olarak çocukları korumalıyız.

Ben de bir sanatçı olarak bunu nasıl yapabilirimin peşine düşerek anlatmaya çalıştım. Ne yazık ki büyüklerin bu konuda çok fazla şeyleri olmadı. Sadece gezildi. Oradaki hassas noktaları büyükler göremedi. Bu heykeli kendi evimde saklarken Şerif Kaynar’ın görmesi ve gündeme getirmesi, burada aracı olup bir okula yerleştirmesi beni çok etkiledi. Yıllardır bekleyen çocuklar gün yüzüne çıktı. Çocukları seviyorum. Çocuklar çok narin, çiçek gibi, onların bedenlerine zarar vermeyelim” dedi

 

Bu benim misyonum olsun. Heykel yoluyla bu konuda böyle bir anlatımla büyüklerin dikkatine, çocukların kendi bedenlerini koruma bilinci ve gücünü geliştirebilirsem gerçekten üstüme düşen, sanatçı kimliğime ve kendime saygı duyabileceğim ve insan olarak huzur bulacağım bir duyguyu yaşatacak bana. Yolumu çizdim. Buna devam edeceğim ”dedi.  Güngör, talep eden okullara kendi bütçesi doğrultuda heykelini  vereceğini belirtti.

 

 

“ÇOCUKLARI DİKDÖRTGEN FORMLAR İÇİNDE SAKLAMAYA ÇALIŞTIM. ONLARI KORUMAK İSTEDİM”

‘Sanat dünyayı kurtarmaz ama iyileştirir’ düşüncesine inandığını kaydeden Güler Güngör, “Sanatçının ilham kaynağı yaşamın ta kendisidir. Çevresindeki ve dünyadaki olaylardan en çok etkilenen ve tepki veren sanatla uğraşan kesimdir. Sanatçının tekniğini anlatacağı olay belirler” dedi. 1976 Devlet Güzel Sanatlar Heykel bölümünden mezunum. O yıldan beri çalışmalarıma devam ediyorum.

Şerif Kaynar Bey atölyeme geldiğinde, 2007 yılında Fransız Kültür Merkezinde sergilediğim heykelimi Ayvalık’taki bir okula bağış aracılığında bulundu. ‘Bedenime dokunma- saklan çocuğum’  heykelleri seçti. Bu da benim için çok değerli ve anlamlı bir seçimdi.  O dönemlerde çok yoğun olan çocukların bedenine yönelik tacizler ve çocuk porno çekimlerinin elden ele dolaşması ve basında yer alması beni çok acıtan olaylardı. İki bölümden oluşan çalışmamda en önemlisi ‘Saklan çocuğum’du.

Biz yetişkinler olarak çocukları korumalıyız. Ben de bir sanatçı olarak bunu nasıl yapabilirimin peşine düşerek anlatmaya çalıştım. Ne yazık ki büyüklerin bu konuda çok fazla şeyleri olmadı. Sadece gezildi. Oradaki hassas noktaları büyükler göremedi.

Bu heykeli kendi evimde saklarken Şerif Kaynar’ın görmesi ve gündeme getirmesi, burada aracı olup bir okula yerleştirmesi beni çok etkiledi. Yıllardır bekleyen çocuklar gün yüzüne çıktı. Çocukları seviyorum. Çocuklar çok narin, çiçek gibi, onların bedenlerine zarar vermeyelim” dedi

KAYNAK : NİLGÜN KAYA,GAZETE AYVALIK

BÜLENT ÖZGEN-HABER MERKEZİ