Salda Gölü kumsalında kepçeyle su kuyusu kazılması tepki çekti

0
44

Burdur’daki Salda Gölü’nün bembeyaz kumsalında kepçelerle su kuyusu kazılması tepki çekti. Salda Gölü Koruma Derneği Başkanı Şakar, “Kazdıkları yer, göle 50 metre ve 1. derecede doğal sit alanı” dedi.

Salda Gölü kumsalında kazı yapan kepçe

Burdur’da bulunan, turkuaz suyu ve bembeyaz kumsalıyla bilinen Salda Gölü’nün İl Özel İdare’ye ait misafirhane ve plajın bulunduğu alanında kepçelerle su kuyusu kazılması tepki çekti. Salda Gölü Koruma Derneği Başkanı Gazi Osman Şakar, “Kazdıkları yer, göle 50-100 metre ve birinci derecede doğal sit alanına giriyor” dedi.

Burdur’un Yeşilova ilçesinde 44 kilometre yüz ölçümüne sahip, ölçülebilen 185 metre derinlikle de Türkiye’nin en derin gölü konumundaki Salda Gölü, “hidromanyezit” olarak adlandırılan beyaz kumullarıyla da çok değerli bir hazine. Gölün güneydoğu kısmındaki Kayadibi Mahallesi ile Doğanbaba köyü arasındaki alanda, göle yaklaşık 50 metre uzaklıkta içme ve kullanma suyu için depo yapımıyla ilgili kazı çalışması yapılması tepki çekti.

“ÇİVİ BİLE ÇAKILAMAZ”

Salda Gölü Koruma Derneği Başkanı Gazi Osman Şakar, göl bölgesine çivi bile çakılmayacağının belirtilmesine rağmen kenarında kepçelerle kuyu kazılıp kanal açıldığını söyledi. Şakar, Kayadibi Mahallesi ile Doğanbaba köyü arasında yer alan, tadilat yapılarak turizme açılan eski orman binasına, Karaoluk pınarının suyunun bir kısmının taşındığını kaydetti.

Misafirhaneyi Orman İşletmesinin, 1985 yılında inşa ettiğini anlatan Şakar, binanın İl Özel İdare’ye devredildiğini, 2021’de tadilat ve plaj düzenlemeleri ile turizme açıldığını söyledi.

Söz konusu bölgede su olmadığı için yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Karaoluk çeşmesinin de bulunduğu pınardan boru hattıyla su çekildiğini belirten Şakar, “Bina ile göl arası, kıyı kenar çizgisine mesafe yaklaşık 200 metre. Beyaz kumlar, orman binası ve plajının bulunduğu yer ile Kayadibi Mahallesi arasında da var. ‘Maldivler’ olarak adlandırılan bölgenin tam çaprazında kalıyor.

Karaoluk pınarından su getirmek için borular önceden döşenmiş ve plastik depo yapılmış. Şimdi plastik depo delindiği için yerine kazı yapıp, beton depo yapılıyor. Kazdıkları yer, göle 50-100 metre ve birinci derecede doğal sit alanına giriyor” dedi.Reklam

“GÖL VE ENDEMİK TÜRLER ZARAR GÖRÜR”

Salda Gölü’nün gelecek nesillere aktarılabilmesi için hem beyaz kumullarına hem de suyuna insan ayağının değmemesi gerektiğini kaydeden Şakar, şöyle devam etti:

“Eski orman binasının olduğu yerin turizme açılmasının yanlış olduğunu düşünüyoruz. Salda Gölü ve çevresinde endemik birçok canlı yaşıyor. Oluşumundan bugüne kadar varlığını sürdüren siyanobakteriler gölde var ve bunların yaşamı için insanların suya girmesi sakıncalı. Kapalı havza olması nedeniyle göle gelen kirlilik, bir daha çıkamıyor. Zehirli gazlara sebep oluyor ve gölün doğası için tehdit.

Göl çevresinde ne kadar çok plaj olursa hem göl ve çevresi hem de endemik türler o kadar çok zarar görecek. Göle girilmemesi, şehir turizmi olarak yararlanılmasını savunuyoruz. Göle zarar vermeyecek mesafede oluşturulacak seyir teraslarından sadece izlenmelidir. Salda Gölü’nde ne beyaz kumullara ne de suyuna insan ayağı değmemesi, insanların dokunmaması gerekiyor.

Beyaz kumullar, milyarlarca yılda oluşan fosiller ve üzerine basıldığında bozulup, toz haline geliyor. Bilim insanları, bu fosillerin tozu akciğere gittiğinde silikozis hastalığına sebep olduğunu ve tedavisinin olmadığını belirtiyor.”

Kaynak : https://www.evrensel.net/haber/453259/salda-golu-kumsalinda-kepceyle-su-kuyusu-kazilmasi-tepki-cekti- Mehmet ÇINAR

HABER : BÜLENT ÖZGEN