Pazar, Ocak 29, 2023
Ana SayfaÇevreMeteorolojik kuraklık, tarımsal kuraklığa döndü

Meteorolojik kuraklık, tarımsal kuraklığa döndü

Meteoroloji Mühendisleri Odası Ege Bölge Temsilcisi Ayşegül Akıncı Yüksel, azalan yağışlara ilişkin değerlendirmelerde ve uyarılarda bulundu.
Kurak topraklar üzerinde bir kum fırtınası

Son yıllarda dünya genelinde yaşanan iklim değişikliği ve mevsim yağışlarının normallerin altında seyretmesi kuraklığın şiddetlenmesine neden oluyor. Bu durum değişmezse 50 yıl sonra dünyada sıcaklığın en az 0.5°C ile 1°C arasında artacağı bilim insanları tarafından tartışılan konulardan biri. Sıcaklık artışlarının yağış rejimlerini de olumsuz yönde etkileyeceği bekleniyor.

Kuraklık tehlikesini, nedenlerini ve sonuçlarını Meteoroloji Mühendisleri Odası Ege Bölge Temsilcisi Ayşegül Akıncı Yüksel ile konuştuk. Büyükşehirlerde atmosfere salınan aşırı kirleticilerin ve çarpık kentleşmenin her şehrin kendi ısı adasını oluşturduğunu belirten Yüksel sıcaklık, yağış, rüzgar gibi yerel iklim parametrelerini değişik şekilde etkilediğini söyledi.

METEOROLOJİK OLAYLAR İKLİMSEL DİZİLİMİ BOZUYOR

Meteorolojik faktörlere eklenen plansız şehirleşme, kentlere göçün neden olduğu aşırı nüfus artışı, plansız sanayileşmenin artışı, başta ormanlar olarak tarım arazilerinin imara açılması, sanayi tesislerine tahsisinin, atmosferdeki gazların denge oranının bozulmasına neden olduğunu ifade eden Yüksel, bu durumun aynı zamanda meteorolojik olayların iklimsel dizilimini bozduğunu ve şiddetini artırdığını söyledi.

Sıcaklıkların artmasıyla birlikte azalan yağışlar sonucu meydana gelen meteorolojik kuraklığın hidrolojik kuraklığı tetiklediğini dile getiren Yüksel, “Bunun sonucu da ne yazık ki tarımsal kuraklıktır.

Ayrıca, açık yüzey buharlaşmasına tabii olan toprak ve baraj gölü yüzeylerindeki buharlaşma üzerinde uzun güneşlenme süreleri ve hava sıcaklıklarındaki göreceli artışlar da etkili olmaktadır” dedi.

‘YAĞIŞLAR BİRİKTİRİLEMİYOR’

Yapılan araştırmalara göre, şehirlere düşen yağış miktarı kırsal alanlara düşen yağışlardan daha fazla, aynı zamanda yağışlar kısa süreli ve şiddetli. Şehir merkezlerine yağan yağışların, baraj ve göletlerin doluluk oranlarını etkilemediğine vurgu yapan Yüksel, “Bu yağışlar sel ve taşkınlara neden olmakta.

Aşırı betonlaşma, kent içi zeminlerdeki geçirgen olmayan yüzey imalatlarındaki artış nedeniyle de mazgallar yoluyla denize atılmakta yer altı suyuna da fayda sağlamamaktadır” diye konuştu.

‘YAĞIŞLARDA YÜZDE 29 AZALMA MEVCUT’

DünyaMeteoroloji Teşkilatının (WMO) ocak ayı başında yayımladığı açıklamaya göre, Kuzey Afrika üzerinden gelen sıcak havanın yüksek basınç etkisiyle özellikle Avrupa’da rekor sıcaklıklar yaşandığını belirtti.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün (MGM) alansal yağış değerlendirme raporunu aktaran Yüksel, “1 Ekim 2022 ila 30 Kasım 2022 dönemini kapsayan 2 aylık alansal kümülatif yağış raporuna göre su yılı yağışları normalin altında.

Türkiye geneli su yılı yağışı 77.0 mm; normali ise 107.7 mm (1991-2020) olmalı. Geçen yıl aynı dönem su yılı yağışı 76.2 mm oldu. Yağışlarda normaline göre yüzde 29 azalma mevcut” diye ekledi.

KURAKLIK TEHLİKESİ ARTIYOR’

Türkiye’nin birçok bölgesinin çok uzun bir süredir kuraklık tehdidi ile karşı karşıya olduğunu fakat bu durumun ülke gündeminde hak ettiği yeri bulamadığını ifade eden Yüksel, “Kuraklık birçok sektör üzerinde ciddi etkilere sahiptir.

Tarım ve gıda sektörü başta olmak üzere, su kaynakları, doğal ekosistemler, kalkınma ve ekonomi, sanayi, turizm kuraklıktan en çok etkilenen sektörlerin başında gelmektedir. Özellikle ülkemiz yarı kurak bir iklim kuşağında bulunduğundan, kuraklık ciddiye alınması gereken önemli bir doğal afettir” dedi.

‘GEREKLİ TEDBİRLER ALINMALI’

Yağışların yerel veya bölgesel olarak mevsim normallerinin altına düştüğü ilk andan itibaren kuraklık eylem planlarına uygun gerekli tedbirlerin alınmadığını iddia eden Yüksel, “Yaşamın kaynağı ve zorunluluğu olan suyun değeri, özellikle temiz su kaynaklarının önemi konusunda toplumda farkındalık yaratmak sadece kişisel sorumluluklarla sağlanamaz.

Bunun için bütüncül seferberlik, merkezi ve yerel idarelerin eşit sorumlulukları çerçevesinde toplumsal duyarlılık hattında oluşturulacak politikalar ve planlamalarla yapılmalıdır. En başta ormanların ve tarım alanlarının korunması ve çoğaltılması, dünyamızı saran havanın dengesini korumak anlamına gelecektir” diye konuştu.

KAYNAK : https://www.evrensel.net/haber/480093/meteoroloji-muhendisleri-odasi-ege-bolge-temsilcisi-aysegul-akinci-yuksel-meteorolojik-kuraklik-tarimsal-kurakliga-dondu?utm_source=bulten&utm_medium=bulten&utm_campaign=bulten

HABER : BÜLENT ÖZGEN

RELATED ARTICLES
- Advertisment - YURT LOJİSTİK Gazete

Most Popular

Recent Comments