Perşembe, Aralık 1, 2022
Ana SayfaEditorun SectikleriEdremit Körfezi'nde tarihi kale yerleşkelerine rastlandı

Edremit Körfezi’nde tarihi kale yerleşkelerine rastlandı

-

Balıkesir’de Adramytteion Antik Kenti çevresi ve Edremit Körfezi’nin Güney sahasında antik dönemlere ait kültür izlerinin tespit edilmesi amacıyla 8 yıl önce başlatılan yüzey araştırması çalışmaları devam ediyor.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinden (MSGSÜ) akademisyenlerin yer aldığı ekibin, 2015 yılında başladıkları çalışmalarında bu bölgenin kültür envanterinin 4 kat nicelik ve nitelik olarak arttırdığı bildirildi.

Yüzey araştırmaları ekibine başkanlık eden MSGSÜ Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi, Kuzey Ege Arkeoloji Araştırmaları ve Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Hüseyin Murat Özgen, Adramytteion’un çevre sahası ve Edremit Körfezi Güney Sahası olarak tanımlanan Burhaniye, Gömeç ve Ayvalık sahasında 8 yılda 182 noktada detaylı tespit ve belgeleme çalışmasının gerçekleştirildiğini bildirdi.

Kültür Bakanlığından alınan ayrı ruhsatla Adramytteion kazılarını sürdüren ekip tarafından Burhaniye, Gömeç ve Ayvalık sahasındaki fiziki müdahalesiz yüzey tespitlerine devam ettiklerini belirten Özgen: “Biz son yıllarda yüzey araştırmalarında kazılardan elde ettiğimiz kadar hatta daha fazla veri elde etmiş bulunmaktayız 2015 yılında başladığımız yüzey araştırmalarında. Madra Dağları ve kıyı şeridi arasındaki sahada oldukça az çalışılmış ve belgeleme oldukça yetersiz kalmışken 8 yılda biz 182 noktada tarih öncesinden günümüze yakın süreçlere dair kültür izlerini arkeoloji metodolojisiyle belgeledik.” dedi.

Farklı temalar oluştuğunu aktaran Özgen şu bilgileri verdi: “Burhaniye sınırları içerisindeki Neolitik Dönem yerleşimi, Sülüklü Çeşme yerleşimi bugün Kızıklı ve Börezli köylerinin hemen ardında yer alan. Ören Bergaz Tepede Kalkolitik Dönemi saptamıştık denizle de ilişkili olarak Kuzeyden güneye doğru farklı Tunç Dönemi yerleşimlerini bir tema şeklinde. Bunun yanı sıra MÖ 4 ila 3. Yüzyıllarda bir verimli alivyar düzlüğü koruyan merkezinde Adramytteion’da olabilir bu süreç içerisinde kaleler sistemine rastladık, bunları karakol yerleşimi olarak adlandırmak daha doğru olur. O tanımladığımız düzlüğe iç vadilerden gelen rotaları da kontrol eden ve her biri bir diğerini göz hizasında temasla tutan kale yerleşimleriyle ilgili de kuzeyden güneye 7- 8 ayrı belgeleme alanımız oldu.”

Özgen aynı sahada daha önce bu bölgede belgelenmemiş Oğuzların Çetmi Boylarının Tamgalarına da rastladıklarını kaydetti.

Ayvalık sahasında Bizans Dönemi kilise kalıntısını gözlemlendiğini de ifade eden Özgen, 18- 19. yüzyıl Osmanlı dönemi Rum sivil mimarisinin arkeoloji metodolojisiyle bu yakın dönem örneklerinin de belgelenmesinin önemli olacağını söyledi.

Özellikle Ayvalık sınırları sahasında hem antikite hem de 18- 19. yüzyıl Rum sivil mimari örnekleri olarak kiliseler, şapeller, manastırlar ve adaların hububat tarımıyla ilgili kullanımına dair izlere rastladıklarını aktaran Özgen, Burhaniye, Gömeç, Ayvalık’ın yer aldığı güney sahasındaki belgelemeleri dijital ortamda da arşivleyerek ilgili koruma bölge kuruluyla temas halinde hemen bekletmeden tescil süreçlerini de gerçekleştirdikleri bilgisini verdi.

Bu verileri coğrafi bilgi sistemlerine de yüklediklerini söyleyen Özgen, Balıkesir Büyükşehir Belediyesince devam eden İda – Madra Jeoparkı çalışmaları kapsamında bu saha içerisinde yeni bir belgeleme alanı olarak antik taş ocakları bulduklarını ve bunlarında basit röleve çalışmalarıyla birlikte ayrı bir tema olarak ele aldıklarını açıkladı.

Özgen, 8 yıllık süreç içerisinde bu bölgenin kültür envanterini 4 kat nicelik be nitelik olarak arttırdıklarına inandıklarını sözlerine ekledi.

- Advertisment - YURT LOJİSTİK Gazete