Home Editörün Seçtikleri “Sağol Atam”

“Sağol Atam”

0
144

Atatürk ve Koca Seyit’in görüştüğü köşkte belgesel çekildi.

Balıkesir’in Havran ilçesinde, Çanakkale muharebelerinde sırtına aldığı 276 okkalık mermiyle savaşın seyrini değiştiren Koca Seyit lakaplı Seyit Çabuk’un belgeseli çekildi. Belgesel  “Sağol Atam” adıyla 8 Kasım günü saat 20. 00’da Balıkesir il merkezindeki Avlu kongre merkezinde gala gösterimiyle seyirciyle buluşacak

Balıkesir Büyükşehir Belediyesince bölgenin kültürel mirasının aktarılması, tarihe ve kahramanlara vefa, gelecek kuşakların Türkiye tarihindeki önemli noktaların farkında olması amaçlarıyla Koca Seyit lakaplı Seyit Ali Çabuk’un (Seyit onbaşı) hayatını konu alan belgesel çekimi gerçekleştiriliyor. 

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından restorasyonu yaptırılan ve 1923 yılında Mustafa Kemal Atatürk ve Seyit Ali Çabuk’un görüştüğü Terzizade Konağı’nda çekimleri gerçekleştirilen belgeselde Engin Altan Düzyatan Mustafa Kemal Atatürk’ü canlandırırken, Emre Erçil ise Koca Seyit karakterine hayat veriyor.

DÜZYATAN: “GURUR DUYUYORUM

276 Okkalık top mermisini kaldırarak savaşın kaderini değiştiren savaş kahramanı Koca Seyit’in

Mustafa Kemal Paşa’yı canlandırmaktan gurur duyduğunu söyleyen ünlü oyuncu Engin Altan Düzyatan, “Her şeyden önce tabii ki çok gurur verici. 100. yılda böyle bir belgesel yapılıyor ve burada Atatürk’ü canlandırmak bana düştü. Geldiğimden beri çok heyecanlıyım. 2 günlük bir çekimimiz vardı burada ve Atatürk’ün Koca Seyit Ali ile hem cephede, hem de bundan sonrasındaki görüşmelerini konu aldığımız bir belgeselin içerisinde rol alıyorum. Balıkesir’in buradaki öneminden bahsetmek lazım. Kuvay-i Milliye ruhunun başladığı yer olması ve o yüzden de buranın ayrı bir önemi de var. Bunun da içinde olmak benim için çok heyecan verici. Umuyoruz seyirciler de beğenecektir ve yaptığımız bu iş karşılığını alacaktır” dedi.

“O ZAMANA GİDİYORUZ”

Atatürk ve Koca Seyit’in görüştüğü konakta çekimlerin sürdüğünü anlatan Düzyatan, “İnsanın tüylerinin diken diken olmaması mümkün değil tabii. Geldiğinizden itibaren bu hikayeyi dinliyorsunuz ve şimdi bu konak müze yapılıyor ve halka açılıyor. Bir şekilde herkesin ziyaretine açılması da çok önemli. Bunun için yapılan bir belgeselin içerisindeyiz zaten. Çok gurur verici o anı hissetmek burada olmak, o duyguları yaşamak, o ruhu bir şekilde hissedebilmek, bizi o zamana götüren bütün duygularımızı aslında kabartan bir durum tabii ki. Heyecanlıyız. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

ERÇİL: “BÖYLE İYİ YÜREKLİ BİR İNSAN KARŞISINDA AĞLAYASI GELİYOR”

Belgeselde Seyit Ali Çabuk karakterine can veren oyuncu Emre Erçil:  “Konuyu zaten hemen hemen herkes biliyor bu hikayeyi, bu kahramanı ama benim için bu şöyle bir şey; o kadar gariban o kadar iyi yürekli böyle insanın ağlayası geliyor oynarken. Maaş bağlanıyor kabul etmiyor. 5 sene sonra geliyor Ata diyor ki! bak bir daha vereyim yok paşam diyor ben bunu yine taşırım.  Eve geliyor bir bakıyor 5 yaşında bir kız var o kadar tatlı bir adam ki diyor ki rahatsız etmeyin belki başkasıyla evlenmiştir. Ağacın kenarına  çömeliyor sadece. Kızının kendi kızı olduğunu öğrendiği zaman oturuyor ağlamaya başlıyor işte ben şöyle şeyler yaptım işte mesela bir ağaca dayanıp uyursaya kalktığında ağaca böyle içinden teşekkür ediyor oduncu çünkü çok kıymetli bir adam. Burada güzel olan şey şu oldu ben de role bu tarafından baktım. Hepimiz kahramanları biliyoruz dışardan görünen hallerini biliyoruz ama onların içi asıl neler çektiklerini fedakarlık kısmı orası. Yürüyor, parası yok, odunculuk bitiyor arkasından hamallığa başlıyor 1 kuruş istemeyen bir adam. Asıl kahraman. gerçekten yürekten yani hani benim haddim değil ama sanki böyle mübarek insanlar da bunun farkında değiller. İnsan kendi göz rengini göremez haberi yoktur. ve Ben bu rolü oynarken seyirci baktığı zaman canım ya desin sevsin istedim onu. Çünkü o kadar güzel oluyor ki o adamın kimsenin bilmediği  yani açık söyleyeyim sadece Allah‘ın bildiği o önemliliği var ya onun kendi bile farkında değil kendindeki bu meziyetin. Şimdi sahneye çekeceğiz. Ata diyecek nasıl kaldırdın sen önemli vallahi Allah‘ın iziyle oldu paşam diyecek. Ben karışmam diyor yani işe. Çok sıcak bir adam ya çok böyle çok önemli ve çok yukarıda bir mertebe. Şimdi itiraf edelim bugün hangimizi bir devlet büyüğü çağırsa deseki sana biz şu maaş bağlıyoruz. Deriz ki teşekkür ederiz saygıyla. Diyor ki yok istemem. Tabaka veriyor Ata ona. 5 sene sonra geri getiryor. Yanında bile taşımıyor, saklıyor sandıkta geri çok yürekten bir adam” dedi.

“BÜTÜN TÜRKİYE ÖĞRENSİN”

 Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Mustafa Küçükkaptan, “2 Kahraman birisi cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve diğeri de Çanakkale savaşının seyrini değiştiren Koca Seyit, Seyit Onbaşı. Hepimizin bildiği gibi Koca Seyit, Seyit Onbaşı Havranlı, Balıkesirli. Havran’da ve Balıkesir’de dilden dile dolanan bu efsane, yıllardır bunu dinliyoruz. Tarihi gerçekliklerle örtüştüğünü son 4- 5 yılda ortaya koyduk. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanımız Yücel Yılmaz’ın talimatlarıyla bu proje artık ete kemiğe büründü. İçinde bulunduğumuz konak Terzizade Konağı. Hepinizin bildiği gibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Seyit onbaşı Çanakkale cephesinde bir şekilde bir araya geliyorlar ve aralarında özel bir diyalog gelişiyor ve savaştan hemen sonra ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk Balıkesir‘i çok sever ve birkaç kez Balıkesir’e gelmiş hatta Kuvayi milliye ateşinin yakıldığı şehir Balıkesir. 41 bayrak adamla bir araya geldiği ve Kurtuluş mücadelesinin başladığı şehir Kuvayi milliye şehri Balıkesir. İkinci buluşmayı bu Konak’ta yine Balıkesir Büyükşehir belediyesinin restore ettiği bugünlerde açılışını gerçekleştirdiğimiz bu Konak’ta gerçekleştiriyor.  Tam bir vefa buluşması. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aslında silah arkadaşıyla buluştuğu ve o günleri yad ettiği karşılıklı bir vefa atmosferi. 2 silah arkadaşı burada bir araya geliyorlar. İstedik ki bu hikayeyi sadece Havranlılar, sadece Balıkesirliler bilmesin. Bütün Türkiye öğrensin, gençlerimiz öğrensin ve Balıkesir  Büyükşehir Belediyesi olarakta tarihe bunu armağan edelim. Kısmet olursa bugünlerde çekimleri gerçekleştiriliyor.  Sayın Engin Altan Düzyatan belki de sinema sektörümüze yeni bir Atatürk yüzü olarak ortaya çıkacak. Gerçekten çok başarılı bir oyunculuk duruşunu ortaya koydu. Yine Seyit Onbaşı çok güzel bir kahraman canlandırıldı. Çok güzel bir kast, çok güzel bir yönetim sistemi, çok güzel bir çalışma, ekip arkadaşlarımızla ortaya çıktı. Kısmet olursa Cumhuriyetimizin ikinci asrının ilk günlerinde 10 Kasım’a doğru giderken perdede buluşturmak istiyoruz. İnşallah izleyici de beğenir. Belediyecilik sadece yol yapmak, altyapı yapmak, bina yapmak değildir. Tarihe de imza atmaktır. Yücel Yılmaz başkanımız böyle bir imza atıyor tarihe. İnşallah o 2 büyük kahraman Gazi Mustafa Kemal Atatürk cumhuriyetinmizin kurucusu ve Seyit Onbaşı Havranlı, Koca Seyit gençlerimiz arasında yeni bir hikayeyle, yeni bir efsaneyle anılacak diye düşünüyorum. Artık halkımızın beğenisine sunuyorum. Eminim çok beğenecekler. Çok da takdir edecekler. İnşallah beğenirlerse Balıkesir’de buna benzer çok güzel hikayeler var. İnşallah onları da halkımızla, tarihimizle, ecdadımızla ecdadımızdan aldığımız değerlerle buluşturmak istiyoruz” diye konuştu..

SEYİT ONBAŞI KİMDİR?

Koca Seyit olarak anılan Seyit Ali soyadı kanunun ardından Çabuk soyadını alır. Seyit Onbaşı, 1889 yılında Balıkesir’in Havran ilçesi Çamlık (Manastır) köyünde doğdu. Babası Abdurrahman, annesi Emine idi. I. Dünya Savaşı’nın başlamasının ardından Çanakkale Cephesi’nde topçu eri olarak görev aldı. 18 Mart 1915’te Müttefik donanması Çanakkale Boğazı’nı geçmek için saldırıya geçtiği sırada Seyit Onbaşı Rumeli Mecidiye Tabyası’nda görevde bulunuyordu. Bombardıman sırasında tabyada çalışır durumda kalan tek top kalmıştı ve onunda mermiyi kaldıran kaldıraç kısmı bozuldu. Seyit Ali, yanındaki arkadaşı Niğdeli Ali’nin de yardımıyla sırtına mermi yüklenmiş ve Ocean zırhlısının batmasını sağlamıştır.

Türk topçusunun yoğun karşı ateşi ve daha önceden Nusret mayın gemisinin döktüğü mayınlar, bu saldırıyı püskürttü. Yapılan atışlar sebebiyle tabyada bulunan topun mermi kaldıran vinci parçalandı. Bunun üzerine Seyit Ali 215 kilogram ağırlığındaki top mermilerini sırtlayarak top kundağına yerleştirdi.